Kayıtlar

Koronavirüse karşı alınabilecek en iyi tedbir "sosyal mesafe"

Resim
Koronavirüsün yayılışını gösteren 4 simülasyonda salgınla mücadelede en etkili yöntem  ‘sosyal mesafe koyma’  Washington Post ’un yayımladığı simülasyonlar, yayılımı azaltmada en etkili faktörün “artırılmış sosyal mesafe” tedbirleri olduğunu gösterdi. Kovid-19 salgınının 200 kişilik bir bölgede yayılma biçimini gösteren simülasyonlar, salgın karşısında 4 farklı eylem modelini ele aldı. 1. Önlem alınmayan model İlk modelde virüsün yayılımını durdurmaya yönelik önlem alınmadığı görülüyor. Simülasyonda yansıtılan küçük bir bölge olduğu için hastalık tüm nüfusa hızla yayılıyor. Ancak ülke ölçeğinde düşünürsek, salgın yavaşlamadan önce grafikteki çan eğrisinin daha da dikleşebileceği belirtiliyor. 2. Karantina modeli Bu modelde salgını yavaşlatmak için Çin yönetiminin Hubei eyaletinde uyguladığı zorunlu karantina ele alınıyor. Ancak hasta nüfusu sağlıklı olanlardan tamamen ayırmanın mümkün olmadığı sonucuna varılıyor. Baltimore eski sağlık komiseri Leana Wen’in s...

"Bir milleti yok etmek istiyorsanız tohumlarını yok edin yeter”

Resim
YERLİ TOHUMUNA SAHİP ÇIK Hükümet bir yasa çıkardı ve yerli ırk tohumların alım-satımı yasaklandı. Tohumlarımız maalesef eroin muamelesi görmeye başladı. Oysa o tohumlar bizim köklerimizdi. Bulunduğu iklime, yere uyum sağlayan bu tohumlar hastalıklarla kendi kendine mücadele ediyordu. Şimdi bazı firmalar çıktı ve tohumlarımızın genleriyle oynayıp onları başkalaştırdı. Tohumu alıyorsunuz, ekiyorsunuz ama maalesef tohumluk olarak ayıramıyorsunuz. Ayırdığınız tohumlardan üretim yapamıyorsunuz. Nasıl bir çarktır ki üretim için tohum firmalarına bağımlı kalıyorsunuz. “Bir milleti yok etmek istiyorsanız tohumlarını yok edin yeter” diyor Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Özkaya. Evet, Prof. Özkaya’nın tespitleri çok doğru. Çünkü genetiğiyle oynanmış bu tohumlardan (hibrit) yetiştirdiğiniz ürünlerden siz tekrar ekim yapamıyorsunuz. Ürün elde edemiyorsunuz.  [Kaynak:  https://www.hurriyet.com.tr/yerli-tohumuna-sahip-cik-1698...

Önleyici Sağlık Sistemi Gıda Güvenliğiyle Başlar

Resim
Bağışıklık sistemimizi tehdit eden virüslere karşı alınacak en güçlü tedbir, 'Güvenli ve Sağlıklı Gıda Politikaları'nın önemini kavramak ve onları hayata geçirmektir. Endüstriyel tarımda kullanılan pestisitlerin, yani tarım zehirlerinin önemli bir bölümü hormonal sistemimize zarar veriyor. Hormonal sistem bozucu pestisitler, doğal hormonların fonksiyonlarını taklit etme ya da hormon üretimi süreçlerini baskılama/uyarma yoluyla enerji metabolizmasında bozulmalar, mental bozukluklar, kanser, cinsiyet gelişimi bozuklukları, ci nsiyetsiz doğumlar, doğum anomalileri, sperm sayılarında azalmalar gibi çeşitli sağlık sorunlarına neden oluyor. Özellikle anne karnından başlamak üzere, bebeklik ve ilk çocukluk yıllarında maruz kalındığında, ileride ciddi sağlık sorunlarına yol açıyor. Zehirsiz Kampanya'ya destek ol; çocuklarımızı ve bizi zehirleyen pestisitler yasaklansın:  Change.org/ ZehirsizSofralar #BuğdayDerneği #ZehirsizSofralar #Sağlık Change.org/ ...

Çocuklar Sanal Telkin ve Hipnoza Karşı Korumasız Bırakıldı

via elamidirius.blogspot İnterneti insan mühendisliğinde kullananlar Kasım 01, 2019 ogrish, rotten, show no mercy.... Finansal krizi aşamayan Kapitalist Sistemde pastadan daha fazla pay kapma yarışında yeni yol ve yöntemler hasıl oldu. Sermaye çevreleri ve onlara çalışan siyasi odakların görünmeyen savaşında hiçbir kural yok. İnternete erişim yaşının her geçen gün daha da aşağı çekilmesiyle taze zihinleri iğdişleyerek sanal telkine açık "işlevsel" nesiller geliştiren odaklar hiç boş durmuyorlar. Çocuklara bilgisayar oyunları tuzaklarıyla ağır şiddet görüntülerini "meydan okuma" görev listesinde sistematik biçimde izlettiler. Bu çocukların ruh sağlığını alt üst ettiler.  +18 aşırı şiddet içerir Mavi Balina oyununda her saban 04:00'te uyanarak kendilerine gönderilen şiddet ve pornografik görüntüleri izleme görevi verilen binlerce çocuk şu anda ne haldedir??? SÖYLEYELİM, onların zihinlerini iğdiş ederek sanal hipnoz ve te...

Her şeyi yeniden tanımlamak zorunda olduğumuz bir çağdayız

Resim
Devletin tek bir antetli kağıdını, bir hokka mürekkebini bile şahsı için kullanmayan Aziz Nesin gibi bu coğrafyanın kıymetli bir değerini, dini cemaatler şeytan ilan ettiler. Aziz Nesin'i diri diri yakmayı Cennete kabul edilmenin bileti olarak gördüler. Oturdukları yerden sırf belli cemaat holdinglere sırtlarını yasladıkları için yetimin fakir fukara gurebanın hakkını gasp etmeyi ise marifet bildiler. İnsan aklını dışarıda tutan, ahlaksızlığa meşruiyet kazandırma çabasına giren her çarpık zihniyetin yerle bir olması ve insanca olana yer açılması için  mücadele etmekten tek bir saniye bile tereddüt etmeyiz.  Dini cemaate mensup oldukları için kişisel ahlaki sorumluluklarını terk eden kimi insanlar bizlere kendi dini inançlarını aşılamaya çalışıyorlar. Bu hadsizliklerini onlara ayna tutarak göstermeyi denedik ancak başaramadık. Kendileriyle birlikte dini inançlarını da kirlettiklerinin farkında bile olmayanlarla muhatap olmak, seviyemizi aşağı çekmekten ve beyhude bir çabada...

Kadın kimliğini basite indirgemek konusunda toplumun her kesiminde örtük bir uzlaşı var

Resim
Türkiye'deki bütün siyasi cepheler özde faşisttir. Nüfusun yarısını oluşturan kadın kimliğini toplumsal hayatta güçsüz bırakmayan kesim neredeyse yoktur. İlericilik iddiasındaki sosyalistlerin ve sosyal demokrat kesimin imajda kadını onore eden yaklaşımlarının, gerçekte iddia edildiği kadar güçlü olmadığını bilen bilir. Sağcı siyasetin bu konudaki sicili ise yeterince kötüdür. Kadını aşağı gören kültürel kodların çağa ve evrensel ahlaka uyarlanması için çaba sarf etmek yerine, numunelik öne çıkarılan kadınları "erk'ekleştirerek" kadının doğasına, kadının özündeki yapıcılığa, hayat vericiliğe derinden darbe indirirler. Başka bir deyişle, binlerce yıldır palazlanan savrukluğu ve yıkıcılığı numunelik kadınlara atfetmeyi marifet ve lütuf sayarlar. Kimi zaman kendilerine benzettikleri kadınlardan korkarlar. Korkunun getirdiği sahte bir saygıyla boyun eğerler. Toplum genelinde kadına yönelik zihin kodları günlük dile yansır. Kullanılan dili işgal eden cinsiyetçi küfür v...

Aslolan Yoldur

Resim
İTHAKA İthaka'ya doğru yola çıktığın zaman, dile ki uzun sürsün yolculuğun, serüven dolu, bilgi dolu olsun. Ne Lestrigonlardan kork, ne Kikloplardan, ne de öfkeli Poseidon'dan. Bunlardan hiçbiri çıkmaz karşına, düşlerin yüceyse, gövdeni ve ruhunu ince bir heyecan sarmışsa eğer. Ne Lestrigonlara rastlarsın, ne Kikloplara, ne azgın Poseidon'a, onları sen kendi ruhunda taşımadıkça, kendi ruhun onları dikmedikçe karşına. Dile ki uzun sürsün yolun. Nice yaz sabahları olsun, eşsiz bir sevinç ve mutluluk içinde önceden hiç görmediğin limanlara girdiğin! Durup Fenike'nin çarşılarında eşi benzeri olmayan mallar al, sedefle mercan, abanozla kehribar, ve her türlü başdöndürücü kokular; bu başdöndürücü kokulardan al alabildiğin kadar; nice Mısır şehirlerine uğra, ne öğrenebilirsen öğrenmeye bak bilgelerinden. Hiç aklından çıkarma İthaka'yı. Oraya varmak senin başlıca yazgın. ama yolculuğu tez bitirmeye de kalkma sakın. Varsın yıllarca sürsün, daha iyi; sonunda kocamış biri olar...

Sanal telkin ağlarıyla çocukların zihinlerini iğdiş edenler KİM?

Adnan Oktar benzeri sapkın tarikat türü yapılanmalar, aileleri dize getirmek için çocukların ve gençlerin kanına giriyorlar. Bu ailelerin çocuklarını devşirerek kendi imparatorluklarını kuruyorlar.  Günümüzde gençlere ve çocuklara kancayı takan suç yapılanmalarının ürettiği Mavi Balina türü tuzakların ardında da uzun vadeli çıkar odaklı hesaplar var. Psikolog ve uzman teknik ekiplerle çalışıyorlar. İşin içinde toplumu ayakta tutan ortak değerlerin altının oyularak, orta ve uzun vadede toplumun içten içe çökertilmesi hedefi var. Bunu yapanların projeleri öyle Türk milletinin alışkın olduğu kısa vadeli planlardan ibaret değil. Bir jenerasyonu avucunun içine alan ve değersizleştiren yapılardan bahsediyoruz. Devletteki güç dalaşı ve bu güç dalaşında ortaya çıkan boşlukları kullananlar, zihinlerini ele geçirdikleri çocukları kendilerine ve yaşadıkları topluma yabancılaştırıp düşmanlık hisleriyle dolduruyorlar.  Bu yapılar, gençlerin ergenlik öfkelerini ve arzularını gayet iyi ...

Ayrıştırıcı politikaların toplumdaki izdüşümlerine dair notlar

Resim
Dijital bataklıkta herkesin namusuna en leş iftiraları atabilecek potansiyele ulaşmışlar via alismetamorphosis.blogspot Aralık 02, 2019 Yarattıkları bataklığı arz taleple çalışan iftira ve manipülasyon pazarına çevirmişler Herkes gibi benim de facebook, instagram hesabım, whatsappım var. Yıllardır telefonumdaki şifreleri kıran dijital çeteler beni zan altında bırakacak düzeysiz işlere imza attılar. Bunun bütün ayrıntıları kamuoyu önünde tek tek gün ışığına çıkartılmadan bu meselenin peşini bırakmayı düşünmüyorum. Akılları fikirleri cinsel dürtülerde, fuhuş ve türlü sapkınlıklarda olan bu odakları kumanda edenler kimdir? Kurguladıkları bütün senaryolar baştan sona fuhuş, ensest, pedofili ve cinsellikle alakalı kepaze işler. Yıllardır beni dışarıda dijital takibe alıp evimi fuhuşa yer temin etmek için kullanan çetelerle, bu çetelerin devletin güvenlik, istihbarat ve adli birimlerdeki uzantılarını bulup yargıya teslim ...

Mahmut Alınak ne dediyse çıktı

Resim
2013 yılında yapılan programda Mahmut Alınak ne dediyse bir bir yaşandı. Ali Bayramoğlu'nun Alınak'a üstten bakan o eleştirel tutumunun ne kadar yersiz olduğunu yaşayarak gördük. Buna rağmen Mahmut Alınak bir gece vakti evine yapılan baskınla gözaltına alınabiliyor. Konforlu alanlarında söz söylemenin ücretini fazlasıyla alanlar ise doğru  söyleyene zulmedilmesine sessiz kalmayı ihmal etmiyor. Sistem bunların üzerine inşa edildiği için ülkenin en köklü sorunları çözülemiyor. Şu ekranlara çıkartıp sonra da vurmadılar mı Tahir Elçi'yi. Söyleyeceği sözü on kere tartmak zorunda kalan Sayın Mahmut Alınak'ın karşısında o üretilmiş özgüvenli tavrıyla konuşan Ali Bayramoğlu vesairesi risk/kazanç çetveliyle çalışır. Alınak ve Elçi'ler canını bu yola koyar. Eşit değiliz!