Kayıtlar

Yalan ve iftiralarla çalışan paramiliter networkler

Resim
  via alismetamorphosis@blogspot   Ağırlıklı olarak çocukların kullanıldığı organize düzenekler  2011 civarında  başlıyor. Paramiliter siber çetelerin internet başındaki çocukları kumanda ederek kurduğu suç ağları mahalle aralarına, evlerin içine kadar sızıyor. Bana yönelik yıllara uzanan itibarsızlaştırma saldırılarının arka planında da bu çeteleşmeler var. Konut dokunulmazlığı ihlallerinde ve üretilen uygunsuz içeriklerde ağırlıklı olarak ergenlik çağındaki çocukları ve gençleri kullandılar. Konum tespitleriyle fiziki çevreden gençlere ulaşan siber çeteler,  sosyal alandaki networklerle  de akraba, hemşerilik, cemaat, siyasi parti, işyeri ve okul bağlantıları üzerinden harekete geçiyorlar. Hedefe koydukları kişileri itibarsızlaştırmak için kurdukları düzeneklerde can güvenliğini yok sayan ağır hak ihlallerine imza atıyorlar.  2019 Şubat'ında twitter'e servis edilen görüntülerden evimde yıllarca can güvenliğimin olmadığını öğrenmenin şokunu yaşadım. O...

Demirtaş: Heykel meselesinde asıl neyi kast ettiğimi hem Erdoğan hem bütün devlet yetkilileri çok iyi biliyor

Resim
Demirtaş: O konuşmayı yaptığım gün, Öcalan’ın "silahları bırakmaya hazır olduğunu" yazan iki mektubu Erdoğan’ın elindeydi    [ röportajın tamamı ] -  "Yeni bir Suriye savaşı ile seçimde oy artırma hesabı yapıyorlar. Oysa biz o dönemde barışı sağlayabilseydik bu ölümleri durdurabilseydik emeği geçenlerin, mecazi anlamda söylüyorum, heykelleri dikilirdi. Ben, 'Öcalan’ın heykelini dikeceğiz' dediğimde tam da bunu kast etmiştim. Çünkü o konuşmayı yaptığım gün, Öcalan’ın iki mektubu Erdoğan’ın elindeydi. Bu mektuplarda Öcalan silahları bıraktırmaya hazır olduğunu söylüyordu. Ve ben bunu o dönemin Adalet Bakanı’nın ağzından bizzat duymuştum. Şimdi utanmadan sıkılmadan, o konuşmayı aleyhime kullanıyorlar, bundan dolayı yargılanıyorum, Erdoğan mitinglerinde bu konuşmanın videosunu izletiyor. Oysa neyi kast ettiğimi hem Erdoğan hem bütün devlet yetkilileri çok iyi biliyor. Öcalan silahları bıraktıracak ve elbette ki mecazi anlamda 'heykeli dikilecek' demiştim. İş...

Düşmanımdan korkmayı tercih ederdim ama ben düşmanımdan tiksiniyorum

Resim
  via alismetamorphosis@blogspot   BENİM DE SÜNNİ VE TÜRK ARKADAŞLARIM VAR AMA... Müesses nizama yaslanan cemaat/hemşerilik/siyasi çıkar grupları d evletin gücünü ve imkanlarını kirli saldırılarda kullanıyorlar.  Nitelikli iftira düzenekleri kuruyorlar.  Evlerimize, yuvalarımıza kadar sızarak kirli zihin haritalarını sergileyen filmler çeviriyorlar . Allah kimsenin başına bunlar kadar namert, bunlar kadar arsız düşman vermesin. Savundukları ırkın da, mensup oldukları mezhebin de yüz karası iblis tohumları...  Bilgisiz oldukları yetmezmiş gibi asgari düzeyde bir ahlak anlayışları da yok.   Adamları çöp, kadınları çöp. Bu da yetmezmiş gibi çocukları da kendileri gibi çöp.  Devletin imkanlarını bunlara tahsis etmişler.   Liyakatin ortadan kalktığı her yere bunları yerleştiriyorlar. Siyasi yandaşlıktan, cemaat/hemşerilik çıkar ağlarından, ırka dayanan sığ milliyetçilikten, mezhepsel aidiyetten maddi manevi kazanç elde ediyorlar.    Kendileri...

"Alis-Ela-Pares" Bu üç hesabın dışarıyla etkileşimi yoktur

Resim
2011 yılında açılan  pares antikatoptrismos , daha sonra eklenen  alis metamorphosis  ve  ela midirius 'ta, öncülü Google+ platformu olan yoruma kapalı Blog yazılarında ekseriyetle ülke ve dünya gündemini konu ediniriz. Siyasi olayları farklı açılardan değerlendirmeye çalışırız. Ülkedeki sosyal medya okur yazarlığını, gündemin sosyal medyaya nasıl yansıdığını, farklı grupların olayları algılayış ve ifade ediş biçimlerini inceleriz. Münferit görünen hatalı yargı süreçlerinin arka planındaki hukuksuzluğu irdelemeyi, bu hataların kaynağını sorgulamayı bir sosyal sorumluluk görevi olarak ele alır, sayfalarımızda arşivleriz.    Sayfalara ait üç e-mail hesabının yıllara uzanan güvenlik açığı fark edilmiş, telefonlar üzerinden fiziki olarak ve casus dosyalarla iki türlü ele geçirmenin olduğu ortaya çıkmıştır. 2018 Mayıs'ından itibaren her üç hesapla ilgili gerekli güvenlik tedbirleri mümkün olduğunca alınmıştır.  Kişisel bilgileri kullanarak farklı sosya...

Fırsat eşitliğinde ve gelir dağılımında adaletsizlik, sıcak parayla büyüme, ağır borç ve yükü vd...

Resim
  "... Bana, bütün işleri isteklerimizi yerine getirmek olan, ama bunların hangisinin kötü olduğunu bilmeyen, belki de yurttaşlarını doyurup şişmanlattıktan ve bunun için birçok da iltifat gördükten sonra sağlıklarını özünden çöktüren hizmetkarları gösteriyorsun. Onlar da bilgisizliklerinden, oburluklarına hizmet etmiş olanları hastalıklarından, zayıf düşmelerinden ötürü suçlamayı düşünmezler. Fakat sağlıklarını gözetmeden yaptıkları ölçüsüzlükler çok sonra hastalık getirdiği zaman orada bulunup da kendilerine öğüt verecek biri olursa ellerinden gelse bütün suçu onun üzerine yükler, onu azarlar ve hırpalarlar. Halbuki dertlerinin asıl sebebi birincileri överler. Sen de onlar gibi yapıyorsun Kallikles. Atinalılara her istediklerini vermiş olan adamları övüyorsun. Atinalılar onların devleti büyüttüğünü söylüyorlar, halbuki bu büyüklüğün, içinde yara saklayan bir çıbandan başka bir şey olmadığını görmüyorlar. Çünkü o adamlar memleketi limanlar, tersaneler, surlar, cizye ve daha başka...

Film yapımcılarını aratmayan işbirlikçi çetelerle saldırıyorlar

Resim
Yakın gelecekte iş insanlarına kolaylık sağlamayı amaçlayan AVATARLARIN devreye gireceğinden bahsediliyor. Bu avatarlara kişinin zihin haritası, olayları algılama ve tepki verme biçimi, ses ve mimikleri, konuşma tarzı, eğer görüntülü konuşmaysa üç boyutlu görüntüsü yüklenecek. Böylelikle aynı anda birden fazla görüşme yapabilecek. Bu teknolojiye zemin oluşturan sanal gerçeklik (vr), yapay zeka (ai) programlarının, deepfake, GPT-3 gibi yazılımların pilot uygulamaları muhtemelen internet kullanıcıları üzerinde deneniyor. Ülkemizdeki siber güvenlik açıklarını kullanan belli güç odaklarının, ikna kabiliyeti tartışma götürmeyen bu teknolojiyi kumpas ve tezgahlarda kullandıklarını, bana ve aileme yönelik yıllara uzanan sistematik manipulasyonlardan biliyorum. Siber mafyanın casus yazılımları amacının dışında kullandığını tahmin etmek için zeki olmaya gerek yok. WHATSAPP uygulaması uzun bir zamandır telefon hatlarının ve sms'lerin yerine geçtiğinden, bu mecradaki kişisel verilerin ULUS-A...

TTB Başkanı Fincancı 1996'da Bosna'daki katliamları kanıtlayan tıpçılar arasındaydı

Resim
  "1996 yılında Birleşmiş Milletler Uluslararası Savaş Suçları Mahkemesi adına, 'Bosna’nın Kalesija bölgesinde toplu mezarlardan çıkarılan cesetlerin' otopsi çalışmalarına katılmıştı Hocamız. Hasılı toplu katliamı kanıtlayan adli tıpçılar arasındaydı." [ Zeki Gül/Evrensel ] Pusulası evrensel değerler olan ilkeli insanlar, tarihin her döneminde iktidarlarla ters düşmüşlerdir. O iktidarlar gider, yenileri gelir. Ancak toplum ve insanlık adına çalışan ilkeli bilim insanları doğruları söylemeyi sürdürürler. İçinden geçtiğimiz  post-truth * çağı   kitlelerden çok günü kurtaran güç odaklarına yarıyor. ( * ) post-truth / hakikat sonrası / doğruluğu ispat edilebilen nesnel gerçekliklerin yerini yeterli dayanağı olmayan kişisel kanaatlerin aldığı, manipulasyona dayanan algı yönetme biçiminin hakimiyetini ifade eder.

Post-truth çağında algıları yöneten siyasi retorik

İnsanları "yanlışlarıyla" değerlendirmek kolaydır, gücünüz yetiyorsa  doğrularıyla  değerlendirin.  "Şebnem Hoca’nın toplumun aklıselim sahibi kesimlerinde saygı uyandıran ilham verici hikâyesi mutlaka daha detaylı bir şekilde bilinmeyi hak ediyor." Halk sağlığı uzmanı  Prof.Dr. Onur Hamzaoğlu'n a yapılanları dün gibi hatırlıyorum. Büyük sermayenin çıkarları için çalışan politikacılar, bütün ömrünü halk sağlığına adayan Sayın Hamzaoğlu'na savaş açmışlardı.  Dilovası’nda ve Kandıra’daki çevre kirlilğinin felaket boyutlara ulaştığını yeni doğan bebeklerin   kanında bulunan ağır kimyasallarla rapor etmişti. Bu rapor, halkın sağlığını düşünmek yerine para babalarının borazanlığını yapan politikacıların hiç işine gelmiyordu.  Sevmediğiniz insanların da büyük doğruları olduğunu kabul etmeniz gerekiyor. Bilim insanlarını, mesleğine gerçekten gönül vermiş, işini hakkıyla yapan akademisyenleri halkın gözünden düşürmek, onları  kendi mesleklerinin gereklili...

Meslek odaları katılımcı demokrasinin alt bileşenlerindendir

Resim
"Modern toplumlarda bireylerin toplum içinde inisiyatif alıp, karar alma süreçlerine dâhil olmak için kurdukları çeşitli organizasyonlar vardır. Toplumsal yapı içinde ortaya çıkan organizasyonlar, bireyi, kendi hayatına dâir kararların alınması sürecine dâhil etmesi yönüyle önemli bir fonksiyona sâhiptir. Bahsedilen organizasyon modellerinden biri de meslek kuruluşlarıdır. Meslek kuruluşları, belirli bir mesleğin erbabı olan kişileri bir araya getiren ve mesleğin uygulama alanına dâir kararların farklı görüşlerin süzgecinden geçirilerek alındığı organizasyonlar olarak düşünülmüşlerdir. Dolayısıyla ideal anlamı ile düşünüldüğünde meslek kuruluşları, bireylerin sivil toplum alanına girdikleri ve mesleklerine dâir fikirlerini ifade edebilme imkânı bulabildikleri otonom platformlar olarak kabul edilebilirler. Farklı bir ifade ile bireylerin özgür bir şekilde fikirlerini ifade edebildiği meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşu olarak değerlendirilebilir. Bu bağlamda ele alındığında m...

Kürtlerin siyasette temsil sorunu var

Resim
Büyük çoğunluğu derin bir yoksulluğa hapsolmuş, etnik kimliği sürekli olarak kriminalize edilen, anadili devlet nezdinde yok sayılan Kürtleri temsil edebilme potansiyelinde bir siyasi parti yok. HDP silahlı çatışmaların önüne geçebilecek legal siyaset için büyük çaba gösterse de müesses nizamın kara propaganda gücüyle Kürtler için negatif bir temsil olmaya mahkum ediliyor. Türkiye'nin en büyük üçüncü siyasi partisi olan HDP Türkiyelileşirken Türk'e yaranamıyor. Terörist olarak yaftalanıyor. Ve maalesef Kürtler adına somut tek bir kazanım dahi sağlayamıyor. Zaman hızla  ilerliyor. Yaşatılmasına ve geliştirilmesine olanak sağlanmayan anadil köreliyor. Kürt gençleri asimilasyonların etkisi altında anadillerini unutuyor. Gençler cezaevlerinde ömür törpüleyen rol modeller istemiyor. Cezaevlerindekilere de yazık, Kürt toplumuna da yazık. Kürt toplumuna somut hiçbir şey kazandırmayan, aksine zamana karşı sürekli olarak eksilten bir siyasi pratiğin anlamsızlığıyla yüzleşmemiz gerekiyo...