Kayıtlar

The Washington Dove

Resim
 

Tesadüf değil

Resim
Özgün kültürel değişkenlerin etkin olduğu bir-iki istisna dışında kadın-erkek eşitsizliğinin en fazla olduğu ülkeler aynı zamanda yolsuzluğun, yoksulluğun, iç çatışmaların ve savaşın en çok yaşandığı ülkeler. "Eşitsizliğe yol açan en önemli farklılık; işgücüne katılım, yönetim kademesindeki temsil, meclisteki milletvekili sayısı ve devlet yönetimindeki temsil başlıklarında ortaya çıkıyor." via elamidirius@blogspot Küresel eşitlik için öngörülen 99.5 yıl, bir yılda 135.6'ya yükseldi Dünya Ekonomik Forumu tarafından 2006 yılından bu yana düzenli olarak yayınlanan Küresel Cinsiyet Eşitliği Raporu 2020, dünya çapında cinsiyet eşitliğine ulaşılabilmesi için hala uzun bir yolumuz olduğunu ortaya koyuyor. Rapora göre, cinsiyetler arasındaki farkın kapatılması için gereken süre 2019 yılı itibarıyla 99.5 yıla düşmüş durumda. 4 KATEGORİ Küresel Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi, temel olarak sağlık, eğitim, ekonomi ve politika şeklinde dört alana odaklanıyor. Hazırlanan endekste bu dört...

Metamfetamin: Afganistan'da eroinden sonra üretimi hızla artan uyuşturucu

Resim
Afganistan'ın başkenti Kabil'de, yoğun bir köprünün altında yığınla çöp ve akan pis suyun arasında, uyuşturucu bağımlısı, evsiz erkekler yaşıyor. 48 yaşındaki Khudadad, "Bu insana göre bir yer değil, köpeğe göre bile değil" diyor. Khudadad son beş yıldır hem eroin hem de "kristal meth" diye bilinen metamfetamin bağımlısı. Eroin Kabil'de uzun süredir görülen bir sorun, ancak şimdi birçok kişi metamfetimine , daha ucuz ve aynı derecede tehlikeli bir uyuşturucuya yöneldi. Khudadad "İlk başladığımda meth pek görülmüyordu ama son bir kaç yılda giderek daha çok sayıda kişi almaya başladı" diyor. Yeni yayımlanan bir raporda Afganistan'ın önemli bir küresel metamfetamin üreticisi olduğu uyarısı yapıldı. Ülkenin haşhaş tarlaları zaten dünyadaki eroinin başlıca kaynağı ve şimdi  Avrupa Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı Gözlem Merkezi'nin (EMCDDA) hazırladığı raporda , kristal methin en nihayetinde büyük bir endüstriye dönüşebileceği uyarısında...

Dost Afganistan halkının bir an evvel barışa ve huzura kavuşmasını diliyoruz

Resim
Yirmi yıldır Afganlara refahı ve huzuru getiremeyen kukla hükümetlerle ilişkisini kesen Amerika'nın ardından sahneye  hangi güçlerin çıkacağı henüz netlik kazanmış değil.  Hal bu olunca devletler de konumlarını belirlemekte aceleci davranmıyorlar.  Türkiye Hükümeti için aynı şeyi söyleyemiyoruz  Dinsel ve mezhepsel bağlar üzerinden Taliban Hükümetine uluslararası camiada legallik kazandırmak için bir adım öne çıkan ülkelerin başında Türkiye geliyor. Türkiye sosyolojisi müstakbel Taliban yönetimine Cumhurbaşkanı Erdoğan kadar sempati kuran bir yapıya mı sahiptir? ABD askerlerinin Afganistan'dan çekilmesi üzerine Taliban bölgedeki etkinliğini artırıp, Türkiye'ye yönelik bir göç dalgasına sebep olurken, MetroPOLL Araştırma son günlerin tartışma konusu Taliban hakkında çarpıcı bir kamuoyu araştırması yaptı. “Türkiye ile Taliban'ın İslam Anlayışı” başlıklı araştırmada, vatandaşlara “Afganistan'daki Taliban'ın İslam anlayışı ile sizin İslam anlayışınız arası...

Şok Doktrini: Toplum belleğinin iğdiş edilerek kapitalizme uyumlu biçimde yeniden düzenlenmesi

Resim
Şok Doktrini: Felaket Kapitalizminin Yükselişi, İngilizce orijinal adı The Shock Doctrine: The Rise of Disaster Capitalism olan Kanadalı yazar ve sosyal aktivist Naomi Klein'ın 2007 tarihli kitabıdır. 2010 yılında Türkçe olarak yayınlanmıştır. "Şok Doktrini ilhamını CIA’in işkence tekniklerinden alır. CIA 1950’lerden itibaren insanların üzerinde yaptığı bazı deneylerde, beyne elektrik şoku verildiğinde ortaya çıkan büyük acının, insan beyninin yeniden şekillendirilmesini sağlayacak şekilde direncini kırdığını keşfeder. Bu keşfin yararlarını anlatan CIA uzmanları işkenceyle boşaltılan zihinleri, üstüne yeniden yazılabilecek ‘boş bir levha’ya benzetir. Sonrası malum. İş artık 'boş levhalar’ın istenildiği gibi doldurulmasına kalmıştır! Neo-liberalizmin ‘arsız’ teorisyenlerinden Milton Friedman’ın Chicago Okulu, bu şokların toplumları etkileyecek boyutlarda olması halinde, bir toplumun bütün belleğini, alışkanlıklarını yeni bir ekonomik düzen kurabilecek şekilde etkileyebilece...

Timbuktu - radical islam

Resim
via alismetamorphosis@blogspot  -  "Dinin en radikal okumalarında fıtratında iyiye ve kötüye dair her şeyin nüvesini taşıyan insanın olabileceği en kötü hali tasavvur edilir. Toplumsal sözleşmeler bunun üzerine kurulur. Mevcut insanlık tarihi erkek egemenliğine dayandığı için siyasallaşan dinci toplumlar erkeğin dürtülerini, isteklerini, eğilimlerini baz alır. Radikal İslam siyasal gücü ele geçirdiğinde ilk ezilenler kadınlardır. Çünkü eşeğin aklındaki karpuz kabuğu misali aşırı dincilerin aklında her daim onlara şehveti çağrıştıran objeler vardır. Sanatı, sporu düşman görmenin, kadını toplumsal yaşamdan tamamen soyutlamanın ardındaki sakat zihniyet yine aynı ilkel dürtülere dayanmaktadır. Haksızlıkların, hukuksuzluğun, kadın ve çocuk istismarlarının, savaşların, kavgaların, açlığın ve yoksulluğun en çok yaşandığı coğrafya da maalesef evrensel değerlere sırtını dönen İslam coğrafyasıdır. Bu ikiyüzlülüğün en somut göstergesi milyonlarca Müslümanın petrol zengini selefi Müs...

Resmi/Özel paramiliter yapılardan türeyen organize çeteler

Resim
via alismetamorphosis@blogspot İleri teknolojiyi az gelişmiş zihin kodlarına uyarlayan kurumsal destekli bir suç yapılanmasıyla mücadele ediyorum. Otomasyona bağladıkları nitelikli iftiraları durdurabilecek bir devlet iradesi yok. Tehditle, şantajla, olmadı rüşvetle her tür sosyal/siyasal gruba sızabilme kapasitesine sahipler. Yapay zekayı ve internet teknolojilerini algı manipulasyonlarında kullanıyorlar.  Devletin imkanlarını "öteki" olarak kodladıkları kesimlere karşı yasa ve ahlak dışı düzeneklerde kullanıyorlar . Sadece benim dava süreçlerim ve emniyet soruşturmalarım bile çürümüş sistemin nasıl işlediğini kanıtlamaya yetiyor. Not: Toplum olarak manipulasyona açık, naif bir yapıya sahibiz. Dijital hilelere karşı peşin hükümlerden uzak durmalıyız. Mümkün mertebe yüz yüze iletişim kanallarını açık tutmalıyız. Çocukları internet tuzaklarından korumak için kurumsal çaplı önlemler almak zorundayız. Son 5-6 yıldır elimi attığım her işin altından istisnasız çok kötü kokular gel...

Kürtlerin Eşitlik Mücadelesi ve Milliyetçilik

Resim

Türk siyasetinin telkinleriyle hareket eden Kürt siyaseti her zaman kaybetmeye mahkumdur

Resim
Kürt siyasetçileri ve seçmenleri olarak sağ ve sol Türk siyasetinin ezileni olmaktan kurtulamıyoruz. "Türkiyelileşme" projesinde çatı örgüt/parti olarak yola çıkan HDP, marjinal sol yerine Kürt Milliyetçiliğine evrilseydi daha tutarlı ve anlamlı bir hamle yapmış olurdu. Kürtlerin kimliksizliğine bir de ideolojilerin gölgesindeki ulusal aşağılanma eklenmezdi. Ulusalcı ve sosyal demokrat çevreler 2015 seçimlerine az bir süre kala ortalığa bir söylenti yaydılar. "HDP gizli gizli AKP'yle görüşüyor" fısıltıları twitter'da öne çıkmaya başlayınca bizler HDP seçmenleri olarak Parti Başkanı Selahattin Demirtaş'ın bu söylentileri bertaraf etmesi için bir kamuoyu oluşturduk. Demirtaş sesimizi duydu. Biz Kürt seçmenler bu tuzağa düşmekle kalmadık parti liderini de aynı tuzağa çekmiş olduk. Selahattin Demirtaş 2015 Mayıs'ında kürsüden "Seni Başkan Yaptırmayacağız" dedi. Böylelikle "HDP gizli gizli AKP'yle görüşüyor" söylentilerinin önünü ...

Türkiye'de 2010'da 25 bin olan sığınmacı sayısı bugün 5 milyon

Resim
Uzman isimden göçmen uyarısı: Ürdün gibi olabilir; Türkiye bunu kaldıramaz İnsan hakları hukukçusu Av. Ali Deman Güler, "Türkiye de Ürdün gibi nüfusunun yüzde 20'sinin sığınmacı olduğu, mülteciliğin kuşaklar boyunca devam ettiği bir ülke haline gelir. Hem ekonomik hem sosyal olarak Türkiye bunu kaldıramaz” dedi. Ülkelerindeki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye gelen milyonlarca sığınmacı, bir yandan zor şartlar altında yaşam mücadelesi verirken diğer yandan geçim derdiyle boğuşuyor. Sığınmacılar için etkin bir politikası bulunmayan AKP’nin belirsiz uygulamaları ise sığınmacıların ve Türkiye’deki yurttaşların hayatlarını zorlaştırmaya devam ediyor. Türkiye’de 2010 yılında toplamda 25 bin olan sığınmacı sayısı, 2011 yılında Suriyelilerin Türkiye’ye gelmesiyle beraber artmaya başladı. 2015 yılında 1 milyon 800 bin olan Suriyeli sayısı, 2019 yılında 3 milyon 600 bin oldu. 360 bin diğer ülke vatandaşını da bu sayıya ekleyince Türkiye’deki resmi sığınmacı sayısı 4 milyon. Türkiye kayıt ...