Kayıtlar

"Zamanın Ruhu" yoktur, geçmişleriyle yüzleşebilen ilerici toplumlar vardır...

Resim
"ABD’de faşizmin doğal bir altyapısı vardır ve bu da toplumun beyaz çoğunluk ve geride kalanlar arasında derin biçimde bölünmüş olmasıdır. Geride kalanlar en başta Afrikalı-Amerikalılar ve Amerikan yerlilerinden oluşur, tıpkı Theodore Roosevelt gururla oturduğu atın üstünde geleceğe bakarken yanında yürüyen iki 'hizmetkâr'ı gösteren heykeldeki gibi. İşte Trump’ın yararlanmaya çalıştığı taban bu beyaz ırk üstünlüğü savunucularıdır."

Saygınlık ortak bir değerdir, cezasızlık saygınlığı öldürür...

Resim
 " Yalana ve çıkar ilişkilerine batmış enformasyon ağlarıyla hareket eden kişi ve kurumlar yargıya taşımaz ise DEVLET denen kurum fuhuşun, pedofil çetelerinin, konut dokunulmazlığı ihlallerinin, yıllara uzanan nitelikli iftira düzeneklerinin baş ortağı olarak kalır...  Devlet denen kurum bir anneyi ve evladını hedefe koymayı kendine iş edinen kurumsal destekli organize suç çeteleriyle baş edebilecek iradeye, güce ve saygınlığa sahip değil midir?"  via alismetamorphosis@blogspot At izinin it izine karıştığı dijital dünyada herkes yaptıklarının hesabını yargı karşısında verecektir.

Bank Asya - 25 Ekim 1996

Resim
  Bank Asya 25 Ekim 1996 tarihinde İstanbul’da açıldı. Bankanın açılış törenine Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül, Fethullah Gülen ve Tansu Çiller gibi önemli isimler katıldı. Bank Asya 25 Ekim 1996 tarihinde İstanbul Altunizade'de açıldı. Açılış siyaset dünyasından çok önemli simaları bir araya getirdi. Dönemin Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Tansu Çiller, Devlet Bakanı Abdullah Gül, dönemin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, eski bakanlardan Abdülkadir Aksu ve Fethullah Gülen katıldı. [Kaynak: Hürriyet Gazatesi]

Kriz kimini teğet geçer

Resim
"... ekonomik gerçeği ucundan köşesinden görüp anlayan ve birazcık vicdan sahibi hiç kimse açıklanan; büyüme, işsizlik, enflasyon, gelir bölüşümü, dış ticaret verilerinin gerçeği yansıtmadığını rahatlıkla söyleyebilir. Bu gerçeği de en çok piyasa tahmincileri bilir!... Bir şeylerin gerçekten 'iyi' ya da 'kötü' olmasından ziyade nasıl gösterildiği önemli hale gelmektedir. Eğer gerçek beklentilerle uyumlu değilse gerçeğin görüntüsüyle oynanır, olur biter. Üretim alanlarına ve piyasaya gittiğinizde gırtlağına kadar borca batmış ve çekleri ödenmeyen küçük üretici ve esnafla rahatlıkla karşılaşırsınız. Acaba neden “iyimserlerin” sesi, kötü durumu bizzat yaşayan geniş kesimlerden daha çok çıkar? Çünkü, iyimserler “yalan da olsa” olumlu beklentiler yaratır. Aslında ölüyorsunuzdur hızla ve bunu biliyorsunuzdur ama hızla sağlığınıza kavuştuğunuzu birisi söylediğinde hoşunuza gider, öyle sanırsınız! Ama sonra ölürsünüz, iyi şeyler beklerken ölen biri olursunuz o kadar! ...

Kâr etmeye odaklı firmanın "insancıllık kılıfı"

Resim
İnternetten yemek sipariş devi bir firmanın başındaki kişi olayın daha ilk saniyelerinde çıkıp, kurtarılan kızın hayatı boyunca bütün eğitim masraflarını üstleneceğini söylüyor. Ana haber bültenlerinde spikerler bile "Köfte sipariş etmek isteyenler adres soruyor" diye haber yapıyor.  İnsanları kendileri gibi aptallaştırıyorlar. Kâr hırsıyla her şeyi örtük/açık reklam malzemesine çeviriyorlar. Koordine bir sistemle bunu başarıyorlar. via elamidirius@blogspot Ah Agah Hoca ahh... "Bir elin verdiğin öbür elin görmesin"  diyen kadim gelenekten nerelere savruldu yurdumun çapsız insanı... Kendi firmasının reklamını üç yaşındaki depremzede üzerinden  yapan zihniyeti anlatıyor Agah Aydın.  Ruhunu kapitale satmış, fırsatçılığın kitabını yazmış insanları ve  bu insanlara methiyeler düzen çürümüş ekonomik sistemi mümkün mertebe ifşa etmek gerekiyor. "Depremzedelere yardım eden yardım alandan daha çok çıkar elde ediyorsa ona yardım değil sömürü denir. Yardımlarınızda şirket...

You'll never wolf alone

Resim
 

"Savaşın bile bir hukuku vardır"

DEVLETTEKİ CEMAATLEŞMENİN TOPLUMSAL TABANDA SEBEP OLDUĞU TAHRİBATIN İZLERİ: via alismetamorphosis@blogspot Savaşın bile bir hukuku vardır Bizi tefe koyanların hukuku Emevi Zihniyeti'nde olduğu gibi "öteki" olarak kodladıklarını kadın da olsa çocuk da olsa ganimet olarak görmektir. Emevi Zihniyeti'nden kastım asla ilkeli dürüst Sünni Müslümanlar değildir. Bu zihniyetin coğrafyamızdaki en güçlü temsilcisi statükocu güç odakları ve onlarla dirsek temasındaki çıkar gruplarıdır. Oğlum Cem on altı yaşında bir genç oldu. Hiç kolay olmayan son dört yılını bütün zorluklara rağmen geride bıraktı. Kurumsal destekli organize bir şebekenin marifetiyle benim güvenli alanımdan tamamen çekilerek siber ve akran zorbalıklarına maruz kaldı. Eş zamanlı olarak oturduğum binaya kadar uzanan cemaat/hemşerilik ilişkileri üzerinden ahlaksız itibarsızlaştırma düzenekleri devreye girdi. Sistematik  istismarın hem öznesi hem nesnesi haline getirilen çocukların  kimler tarafından kumanda ed...

Ne tek başına bir ekonomi var ne de politika!

Resim
Evrensel'den Bülent Falakaoğlu'nun köşesinden (2012):  ‘Ne tek başına bir ekonomi var ne de politika’ diyerek düştük yola. Bu çerçeveden baktık kapitalizmin büyüme, ilerleme, kalkınma, modernleşme gibi kutsal kavramalarına… Bölüşümü… Parasal olmayanı… Çevre tahribatını… “Hiç birini dikkate almayan milli gelir artışı niye kutsal olsun ki?” diye sorduk.   Peki, her milli gelir düşüşü kötü müdür? Milli gelirinin yüzde 14’ü fuhuşa özelikle çocuk fuhuşuna dayanan Tayland’ın milli geliri düşse kötü mü olur? Olsa olsa 2 milyondan fazla çocuk fuhuştan kurtulur. Öyleyse varsın düşsün Tayland’ın milli geliri. Zenginleşirken birilerini yoksulaştıran bir ekonomi yerine... Aç kalma, evsiz kalma, gelirsiz kalma muhtaç durumda olma korkusu olmayan, temiz su, evlerin kapısı kilitli olmayan, dayanışmacı bir ekonomi olsa fena mı olur? Teknolojik gelişme sonucu makineler canlı emeğin (insanın) yerine alsa da insanlar daha az çalışsa olmaz mı? Kapitalizmde olmuyor işte… Neden olmadığını tartıştık...

Clementine Autain

Resim
  “ Fransa’da Müslümanlara karşı bir ayrımcılık var, bunun adı İslamofobi. Ben Charlie Hebdo eylemlerine de gitmiştim, orada muhatap olunmaması gereken insanlarla yan yana durdum, Yahudi düşmanlarına karşı eylemlere de gitmiştim, orada da beni ve ailemi ölümle tehdit eden faşistlerle karşılaştım. İslamofobiye karşı eylemlere de gittim, orada da yan yana gelmek istemeyeceğim insanlar var ama bu eylemlerin hepsine aynı değerleri savunmak için katıldım. Öğretmen Samuel Paty’nin de anma törenine katıldım. Bunların hepsine aynı değerlerimizi korumak için gittim”  

Estas Tonne - Perception [ Live in Zurich ]